Boşanma davalarında “nafaka” kelimesi çoğu zaman tek bir ödeme türünü ifade ediyormuş gibi kullanılmaktadır. Oysa tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakasının hukuki niteliği ve hangi dönemde talep edildiği birbirinden farklıdır.
Tedbir nafakası nedir?
Tedbir nafakası, boşanma davası devam ederken eşlerin ve çocukların ekonomik ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik geçici nitelikteki korumadır.
Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesine göre boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, dava süresince gerekli geçici önlemleri re’sen alır. Bu kapsamda eşlerin barınması, geçimi ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin kararlar verilebilir.
Dolayısıyla tedbir nafakası, boşanma kararı kesinleşmeden önceki döneme ilişkindir.
İştirak nafakası nedir?
İştirak nafakası, boşanma sonrasında çocuğun bakım ve eğitim giderlerine velayeti kendisine verilmeyen ebeveynin gücü oranında katılması amacıyla ödenen nafakadır.
TMK’nın 182. maddesi uyarınca velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
Burada nafakanın alacaklısı eş değil, çocuğun bakım ve eğitim giderlerinin karşılanmasıdır.
Yoksulluk nafakası nedir?
Yoksulluk nafakası ise boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eş lehine gündeme gelen bir nafaka türüdür.
Bu nafakanın gündeme gelebilmesi için kanunda öngörülen koşulların gerçekleşmesi gerekir. Özellikle nafaka isteyen eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması ve diğer eşten daha ağır kusurlu olmaması gibi koşullar önem taşır.
Burada amaç çocuğun giderlerinin karşılanması değil, boşanma sonucunda ekonomik açıdan yoksulluğa düşecek eşin desteklenmesidir.
Üç nafaka türünün temel farkı nedir?
Kısaca: tedbir nafakası boşanma davası devam ederken geçici ekonomik destek sağlar; iştirak nafakası boşanma sonrasında çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkı amacı taşır; yoksulluk nafakası ise boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek eşin korunmasına yöneliktir.
Bu üç nafakanın aynı hukuki temele dayandığını düşünmek doğru değildir.
Nafaka miktarı nasıl belirlenir?
Nafaka miktarı belirlenirken tarafların ekonomik ve sosyal durumları, ihtiyaçları, gelirleri ve somut olayın koşulları dikkate alınır.
Bu nedenle her boşanma dosyası bakımından “nafaka şu kadar olur” şeklinde önceden kesin bir rakam söylemek hukuken doğru değildir.
Boşanma sürecinde hangi nafaka türünün talep edileceğinin doğru belirlenmesi önemlidir. Çünkü tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakalarının amacı ve hukuki şartları birbirinden farklıdır. Özellikle dava dilekçesi hazırlanırken nafaka taleplerinin doğru hukuki temele dayandırılması, ileride yaşanabilecek hak kayıplarının önlenmesi açısından önem taşır.
Bu yazı, Türk Medeni Kanunu m. 169, m. 175 ve m. 182 esas alınarak hazırlanmıştır. Nafaka talepleri konusunda hukuki durumunuzun değerlendirilmesi hakkında boşanma davaları sayfamızı inceleyebilir, sorularınız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Yazar: Av. İlay Ölmez, Elazığ
Sıkça Sorulan Sorular
Tedbir nafakası ne zaman talep edilir?
Boşanma veya ayrılık davası devam ederken, eşlerin ve çocukların geçici ekonomik ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla talep edilebilir. (TMK m. 169)
İştirak nafakasını kim öder?
Velayeti kendisine verilmeyen ebeveyn, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. (TMK m. 182)
Yoksulluk nafakası kimlere verilir?
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan ve diğer eşten daha ağır kusurlu olmayan eş, kanunda öngörülen şartlarla yoksulluk nafakası talep edebilir. (TMK m. 175)
Üç nafaka türü aynı hukuki temele mi dayanır?
Hayır. Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakaları farklı amaçlara ve farklı hukuki şartlara dayanır; birbirinin yerine geçmez.
Nafaka miktarı önceden kesin olarak söylenebilir mi?
Hayır. Miktar, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, ihtiyaçları, gelirleri ve somut olayın koşullarına göre belirlenir.

